Dicle ile Fırat'ın arasında, suyun hem hayat verdiği hem yok ettiği bir coğrafyada; insanlık ilk kez düşünmeyi taşa, kerpice ve sur duvarına döktü. Uruk, Ur, Babil, Nippur, Ninova... Bu kentler, kaos ile düzen arasındaki kadim gerilimin mekâna işlenmiş hâlidir. Turgay Ovalı, bu kitapta antik Mezopotamya kentlerini düşünce ile mekânın birbirini karşılıklı olarak ürettiği diyalektik bir süreç olarak okuyor. Yaratılış mitlerinden zigguratların kozmik mimarisine, sulama kanallarının siyasi gücünden çivi yazısının doğuşuna, saray-tapınak ilişkisinden Hammurabi Kanunları'na, kutsal ile profan mekânların ayrımından tufan sonrası yeniden inşa döngüsüne kadar uzanan on bir bölümlük bu yolculuk; mitolojik metinleri, hukuk derlemelerini ve arkeolojik verileri Lefebvre, Foucault ve Ricoeur gibi düşünürlerle diyalog içinde yeniden okuyor. Düşünce-Mekân Diyalektiğinde Antik Mezopotamya Kentleri, insanlığın ilk kentlerinin taşlarında saklı olan soruyu bugüne taşıyor: Mekân mı düşünceyi biçimlendirir yoksa düşünce mi mekânı? Kent tarihi, felsefi coğrafya, arkeoloji ve Yakın Doğu çalışmalarıyla ilgilenen her okur için özgün ve derinlikli bir kaynak.
Ürün Bilgileri
Barkod:
9786253969738
Sayfa Sayısı:
312
Boyutlar:
13,5 x 21,5
Cilt Durumu:
Ciltsiz
Dil:
Türkçe
Okur Değerlendirmeleri
Düşünce-Mekân Diyalektiğinde Antik Mezopotamya Kentleri hakkındaki gerçek okur yorumları ve puanları.
-/ 5
0 değerlendirme
Kitabı Değerlendirin
Bu ürüne puan ve yorum bırakabilmek için lütfen hesabınıza giriş yapın.
Bu ürün için henüz onaylanmış bir değerlendirme bulunmuyor. İlk yorumu siz yapın!