Ürün Açıklaması
Bu çalışma, Mu‘tezile kelamının en önemli temsilcilerinden Kâdi Abdülcebbâr’ın düşünce sistemi üzerinden Allah-insan ilişkisini bütüncül biçimde incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada öncelikle Kâdi Abdülcebbâr’ın Allah tasavvuru; ilim, kudret, irade ve hayat sıfatları, ahvâl teorisi, yaratma, gayelilik, hikmet ve ilâhiadalet bağlamında ele alınmıştır. Buna göre Allah, fiillerini herhangi bir zorunluluk altında değil; irade, hikmet, maslahat ve adalet doğrultusunda gerçekleştirmektedir. Allah’ın çirkin ve adaletsiz fiiller işlemesi, insanları güç yetiremeyecekleri yükümlülüklerle sorumlu tutması veya onların kötülüklerini doğrudan yaratması mümkün görülmemektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde Mu‘tezile’nin ve özellikle Kâdi Abdülcebbâr’ın insan tasavvuru incelenmiştir. İnsan; bilen, irade eden, değerleri kavrayan, fiil işlemeye güç yetiren ve dini-ahlâki teklife muhatap olan bütüncül bir varlık olarak tanımlanmaktadır. İnsanın sorumluluğunun anlamlı olabilmesi için fiilden önce kudret ve irade sahibi olması gerektiği savunulmaktadır. Bu nedenle insan, davranışlarının gerçek faili olup tercihlerinin ahlâki sonuçlarını üstlenmektedir. Araştırmanın son bölümünde Allah-insan ilişkisinin ahlâki, toplumsal, doğal ve ferdi boyutları incelenmiştir. Tevhid, adalet, emir bi’l-ma‘rûf ve nehiy ani’l-münker, va‘d ve vaid, insan fiilleri, kader, rızık, ecel, kötülük, elem, mârifetullah, dua, tövbe ve şefaat gibi konular bu çerçevede değerlendirilmiştir. Nitel literatür taraması, metin analizi, yorumlama ve karşılaştırma yöntemlerinin kullanıldığı çalışma, Kâdi Abdülcebbâr’ın teolojik antropolojisinde insanın Allah’tan bağımsız olmadığını; ancak özgür, etkin ve sorumlu bir özne olarak kabul edildiğini ortaya koymaktadır. Böylece Allah-insan ilişkisinin ilâhi adalet, özgür irade ve ahlâki sorumluluk temelinde kurulduğu sonucuna ulaşılmaktadır.