Osman Rahmî ve eserleri biyografik kaynaklarda ve edebiyat tarihlerinde yer almamaktadır. Osmanlı Arşivlerindeki kayıtlara göre şair 1248 (1832/33)’de İstanbul’da doğmuş ve Şûrâ-yı Bahriye başkâtibi iken kendi isteği üzerine 28 Şaban 1312 (24 Şubat 1895)’te malulen emekli olmuş ve 20 Kânun-ı Sânî 1311 (1 Şubat 1896)’da 64 yaşında iken vefat etmiştir. Nâme-i Dil ve Hayâl-i Dil isimli eserler divan şiiri geleneğine ilginin azaldığı 19. yüzyılda kaleme alınmış manzum sergüzeşt-nâmelerdir. Şairlerin yönünü daha çok Batı edebî ürünlerine çevirdiği bir dönemde Osman Rahmî’nin 30 yaşında iken tamamlandığı bu eserlerle divan şiiri geleneğini sürdürmeye çalışması dikkate değerdir. Şairin bu eserlerde form ve içerik olarak sergüzeşt-nâme geleneğine yeni boyutlar kazandırdığı görülmektedir. Nâme-i Dil şairin yaşadığı dönem hayatından izler yansıtması ona ayrı bir özellik katmaktadır. Eserlerdeki çok sayıda gazelde âşığın sevgilinin güzelliği karşısındaki aczi ve ona kavuşmak için çaresizce yaptığı duygu dolu yakarışları ile karşılaşılmaktadır. Osman Rahmî bu şiirler arasındaki, Fuzûlî, Bâkî, Nef‘î, Şeyhülislam Yahyâ ve Nedîm gibi divan şiiri geleneğinin önde gelen şairlerine nazire olarak değerlendirilebilecek çok sayıda gazel ile bu geleneğini de sürdürmeye çalışmaktadır. Nâme-i Dil’deki 45 beyit uzunluğundaki manzum mektup, dile getirilen duygular ve onların etkileyici tasviri ile eserdeki en güzel şiirler arasındadır. Manzûmenin bu yönüyle divan şiiri geleneğindeki en etkili manzum mektuplar arasında sayılabilecek nitelikte olduğu görülmektedir. Rahmî’nin eserlerinde divan şiiri geleneğindeki âşık-sevgili tasavvurunda dikkati çekici farklı yaklaşımlar sergilediği görülmektedir. Sevgiliye kavuşmanın da kalıcı bir mutluluk getirmeyeceği ve sonunun ayrılık olacağı, “Vuslatın âhiri derd [ü] firkat” (MEND. B. 442) düşüncesi bunlardan birisidir. Bu çerçevede âşığın kendisini “sezâ-yı vuslat” (MUHD. 2, BT. 5) gören sevgiliye karşı kendisini “bezm-i visâle nâ-sezâ” görmesi ve ona “kulluk yeter devlet bana” (MUHD. 2, BT. 6) karşılığını vermesi konunun divan şiiri geleneğinde ele alınışına farklı bir boyut kazandırmaktadır. İçeriklerindeki kadar isimlerinde de gönlü öne çıkaran bu eserler, gerek anlatım gerekse kurgularıyla Rahmî’nin önemli bir edebî birikim ve sanat yeteneğine sahip olduğunu yansıtmaktadırlar.
Ürün Bilgileri
Barkod:
9786257130912
Sayfa Sayısı:
270
Boyutlar:
16,0 x 24,0
Cilt Durumu:
Ciltsiz
Dil:
Türkçe
Okur Değerlendirmeleri
Nâme-i Dil hakkındaki gerçek okur yorumları ve puanları.
-/ 5
0 değerlendirme
Kitabı Değerlendirin
Bu ürüne puan ve yorum bırakabilmek için lütfen hesabınıza giriş yapın.
Bu ürün için henüz onaylanmış bir değerlendirme bulunmuyor. İlk yorumu siz yapın!